17 Temmuz 2009 Cuma

Başka Hiç Bir Duyguya Yer Olmamalı Aramızda Aşk'tan Başka

Sevmeliyim seni
Çok sevmeliyim
Kaybetmekten çok korkmalıyım mesela
Sözcüklerimi özenle seçmeliyim
Karşında el pençe durmalıyım
Ve öyle bir noktaya varmalıyım ki seninle,
Kendimi bulmalıyım

Bu kadar da değil elbette..
Kendimi bulduğum noktada yitirmemeliyim seni.
Aynı olamasakta tümüyle, benzerliklerimizin farkına varmalıyım

Yalnızlığıma çare olarak görmemeliyim seni
Etrafımda bir çok insan varken de gelmelisin aklıma.

Büyük bir heyecan duymalıyım gözlerine bakarken;
Huzuru da bulmalıyım.

Her an, her dakika dile getirmemeliyim sevgi sözcüklerini
Bir kez canım dediğimde yüreğimden koparcasına söylemeliyim.

Seninleyken soru işaretleri olmamalı kafamda
Sorgusuz sualsiz sevmeliyim seni
Ve en önemlisi nedensiz
İlle de bir neden olacaksa, sevgimiz olmalı tek nedenimiz.

Yanındayken su gibi akıp geçmeli zaman
Ayrılık zamanları uzun, vuslat zamanları kısa gelmeli.

Yanımdayken bile özlemeliyim seni
Koşar adım gelmeliyim sana.

Sırf sen istediğin için değilde,
Çok sevdiğim için paylaşmalıyım hayatı seninle.

Umarım bir gün anlarsın beni..
Sorulara, acabalara ve başka hiç bir duyguya yer olmamalı aramızda
Aşk'tan başka..!
İkimizin de gidecek çok yolu var daha ..!

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Anahtar Kelime

Zamanın çare bulamadığı hemen hemen hiç bir şey yok gibi.

Hiç geçmeyeceğini sandığın acıları, üzüntüleri,en derin kederleri ve daha ne çok şeyi götürüyor beraberinde.

Bazen mutluluklarımızı alıyor. Tam da uzun zamandır olmadığın kadar mutlu hissederken kendini, kısacık bir zaman diliminde değişebiliyor herşey. Şaşırıp kalıyorsun.

Bazen de umutlarını alıp gidiyor. Zaman içindeki yaşanmışlıkların daha umutsuz bakmana neden oluyor hayata. Tutunduklarını alıp götürüyor.

Kimi zaman sevdiklerini alıyor, bir daha görememecesine. Hasret bırakıyor zaman, ağlatıyor, özletiyor, yıpratıyor, ama dayanılabilir hale de getiriyor.

İşte zamanın en sevdiğim yanı da bu zaten. Hiç bir şey aynı kalmıyor. Tabi ki kederler de. Birileri bana "zamana bırak" dediğinde anlayamadığım, gülüp geçtiğim o sözü de zamanla anlıyorum nihayetinde..!

12 Haziran 2009 Cuma

Sahip Olunması En zor Manevi Duygu

Bir insanın yüreğine aşk'ı koymak mümkün mü?

Hani şu varsa vardır, yoksa yoktur denen büyük duygu..

Çok zor bence. İnsan herşeye, istediği herşeye bir gün bir şekilde sahip olabiliyor, çalışarak başarabiliyor da bir şeyleri, bir tek aşk, bir tek sevgi kazanılmıyor çalışarak.

O, varsa var olan, yoksa yok olan, hiçbir zorlamanın dize getiremediği, hiçbir şeyin neden olamadığı büyük bi duygu çünkü. Nedensiz bi duygu..
Varsa içimizden sel gibi taşan, saklamak istesek te saklayamayacağımız, gözlerimizde parıldayan, durdurmak istesek te durduramayacağımız, yüreğimizden söküp atmak istesek te atamayacağımız, ama yoksa hiçbir zorlamayla yüreğimize yerleştiremeyeceğimiz, göstermelik sevgi sözcükleriyle kendimizi kandıramayacağımız bi duygu..

Elbette bu kadar da değil. Tanımların yetersiz kaldığı, belki de tanımlara sığmadığı için sahip olunması bu kadar zor, sahip olunması böylesine zor olduğu için de böylesine değerli bir duygu..

Yüreğinizde Aşk'ı taşımanız, ve sevdiklerinizin yüreğinde Aşk'ı bulmanız dileklerimle..!

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Anladım ki..

Uzun zaman önce gidenlerin ardından boşa üzüldüğümün farkına vardım. Ne kadar güzel anlarımız, iyi kötü anılarımız olursa olsun ve biz bunları kaybetmemek uğruna ne kadar çabalarsak çabalayalım, gitmek isteyenler bir şekilde çıkıp gidiyordu hayatımızdan işte.. Biz sıkı sıkıya sarılsak ta, bırakmamacasına kenetlensek te gidiyordu ve hiçbirşey O'nu geri getirmiyordu..

Bu nokta da anladım ki; Sezen Aksu'nun bir şarkısında söylediği gibi, "düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşıyor"du..Bazen düşlerimiz gerçeklerimiz olamıyordu..
Önceleri fazlasıyla üzülmüştüm, ama sonra farkına vardım ki, birisini ne kadar seversek sevelim, ne kadar değer verirsek verelim, yaşananları çirkinleştirmemek için, biraz da sevgimiz ve verdiğimiz değer adına en güzel yerinde bırakabilmek gerekiyordu bazı şeyleri.. Ve en önemlisi affedebilmekti. Çünkü anladım ki; kin insanların yüreğinde taşıdığı büyük bir ağırlıktı sadece. Anladım ki ne kadar affedersek o kadar hafifliyorduk.


Gördüm ki içimde taşıdığım acıya ve hüzne rağmen hayat en görkemli haliyle devam ediyordu.. Akıp gidiyordu zaman..


Artık yaşadıklarımdan acı duymak yerine, gülümseyerek teslim ediyorum anılarımı geçmişe.. Anılarımın bana verdiği acıları değil, bana kattığı güzellikleri alıyorum ve büyüyorum onlarla. Çünkü hiç bir acının sonsuza dek sürmediğini biliyorum artık..!

Merhaba..

Bu bloga ismini verirken, hayatta her şeyin bi karşılığı olduğunu düşündüm.. Acı ve tatlı, üzüntü ve sevinç, yaşam ve ölüm, siyah ve beyaz gibi aklınıza gelebilecek daha nice kelimeler.. İşte bu da düşler ve gerçekler olmalıydı..!